beylikdüzü escort Çankaya Escort Ankara Escort Batıkent Escort Eryaman Escort Etlik Escort Kızılay Escort Ulus Escort Beylikduzu Escort Antalya Escort Kültür Escort Kundu Escort Manavgat Escort Side Escort taksim escort avcılar escort esenyurt escort mecidiyeköy escort şişli escort beylikdüzü escort halkalı escort pendik escort kurtköy escort bahçeşehir escort başakşehir escort istanbul escort escort girl istanbul escort avcılar escort istanbul travesti seks hikayeleri mecidiyeköy escort şişli escort ataşehir escort istanbul escort mecidiyeköy escort şişli escort kurtköy escort pendik escort adana escort istanbul escort

Ölüm Gerçeği Her canlı ölümü tadacaktır.

ölü

olum_gercegiÖLÜM GERÇEĞİ
Muhterem cemaat insan bir yolcudur. Ervah aleminden yani ruhlar aleminden ana rahmine oradan da bu fani olan dünya hayatına oradan da berzah alemine daha sonra haşir ,sırat ve hesap.
Ondan sonra insanın ameline göre ,yaptıklarına göre,Allah Teala hepimize cenneti nasib etsin.
Cennete veyahut,Allah Teala bizi muhafaza eylesin,cehenneme! muhterem cemaat.
Bu insan bu yolculukta mutlaka gidecektir. Bu Allah’ın(c.c.) fıtri kanunudur. Hiç birimiz ben ölmeyeceğim diyemez. Hiç birimizin ben mahşere gelmeyeceğim demeye hakkı yoktur. Herkes yaşadığı gibi ölecektir ve Allah’ın huzuruna varacaktır.
Biz geçen haftaki sohbetimizde kıyametin alametlerinden ve kıyametin şiddeti hakkında bahsettik . Bugün de kıyamet ve sonrasından biraz bahsedelim ki konu bölünmesin o nedenle peş peşe anlatalım ve burada inşallah onu mümkün mertebe anlatmaya çalışalım muhterem cemaat.
Bunları anlatmamızın sebebi Allah Teala buyuruyor ki ayeti celilede
( و ذكر فإن الذكرى تنفع المؤمنين ) “Sen müminlere hatırlat zira müminlere hatırlatmak onlara fayda veriyor.”
Çünki muhterem cemaat insan bilse dahi yeniden hatırlatmak insanı yeniden öğrenmiş gibi ondan faydalanıyor. Allah Teala(c.c.) bize hakkı hak gösterip inşallah ittibasını nasip etsin. Batılıda batıl göstersin bizi ondan uzak eylesin inşallah.
Muhterem cemaat Sadat-ı Kiram’da hep o şiddetli günden korkmuşlardır. Hep o şiddetli güne hazırlanmışlardır. Muhterem cemaat Peygamber Efendimiz(s.a.v)de
( حاسبوا أنْفُسَكُمْ قَبْلَ أنْ تُحاسَبُوا ) Siz kıyamet gününde Allah’ın huzuruna varmadan önce o gün hesaba çekilmeden önce bugün kendi nefsinizi hesaba çekin ondan inşallah selamete eresiniz.
Abdullah bin Amr bin Ass muhterem cemaat zahit olan yani safi olan ashab-ı kiramdandır. O bir gün anlatıyor: “Peygamber Efendimiz(s.a.v) bir kapı gösterdi ve buyurdu ki: “ Biraz sonra bu kapıdan birisi girecek ve o kişi cennetliktir.”
Bir müddet sonra içeri bir genç girdi. Bende acaba bu genç ne yapıyor ne ediyor da Allah Resulu onu bu şeyle müjdeledi. Ve ben namazdan sonra o adamı evine girinceye kadar takip ettim . Kapıyı çaldım ve kapıyı açınca ona dedim ki,ben babamla kavga ettim. – Tabi burada maksadı başkadır sahabenin Peygamber Efendimiz(s.a.v)in onun övdüğü şeyle onu almak onu öğrenmek ve onu kendi nefsine tatbik etmek. –
Ve bir gün iki gün üç gün o kişi onu misafir ediyor, beraber kalıyorlar beraber camiye gidiyorlar. Bakıyor ki Abdullah bin Amr bin Ass bu kişinin ziyade fazla bir ibadeti yoktur. Ve ondan sonra üçüncü günün sonunda diyor ki ben sende üç gün kaldım ama ben babamla kavga etmiş değilim. Yalnız Peygamber Efendimiz(s.a.v)in seni müjdelemesi üzerine bende öğrenmek istedim ki acaba sen ne yaptın da bu mertebeye bu ecre bu sevaba ulaştın.
O diyor ki senin gördüğün gibi ben böyleyim. Yalnız benim bir alışkanlığım var ben bunu kendime alışkanlık getirmişim. Ben başımı yastığa koyduğum zaman o günün hesabını yaparım, muhasebesini yaparım. Ben bugün acaba kârda mıyım zararda mıyım acaba ben bugün bir insana haksızlık ettim mi etmedim mi? Eğer haksızlık ettiysem gidip de ondan helallik dilerim. Eğer Allah’ın hakkını çiğnemişsem namazdır, oruçtur başka bir şeydir ya kaza ederim ya da tevbe ederim. Haa diyor ki bundan dolayı.
İşte muhterem cemaat biz hepimiz istisnasız bu yolculuğu devam ettireceğiz. Bu yolculuktan dönüş yoktur muhterem cemaat. Diyelim ki bugün bize deseler yarın veyahut iki hafta sonra bir yere gideceksiniz bir hafta, on gün kalacaksınız orada deseler hepimiz muhterem cemaat hazırlığımızı yaparız orada bize lazım olacak eşyalarımızı hazırlarız. İşte muhterem cemaat ahiret hayatının hazırlığı da Salih ameldir, taat, ibadettir ve günahlardan kaçınmaktır. Yani Allah’ın(c.c.) emirlerini yerine getirmek yasaklarından kaçınmaktır.
Rabia-tül Adeviyye biliyorsunuz ki Allah dostu olan Rabia-tül Adeviyye eşi vefat edince bunun birçok taliplisi çıkıyor. Bu taliplerden bir tanesi de meşhur Hasan-ı Basri’dir.
Hasan-ı Basri buna adam gönderiyor ben seninle evlenmeye talibim diye. Rabia-tül Adeviyye o elçiye diyor ki sen git ona söyle yani Hasan-ı Basri’ye benim birkaç sorum olacak eğer o sorulara cevap verebilirse ben o zaman onunla evlenirim ama cevap veremese o vakitte evlenmem buyuruyor.
Hasan-ı Basri’de tamam diyor soruları sorsun diyor. Rabia-tül Adeviyye diyor ki ben öldüğüm zaman öleceğim zaman acaba kelimeyi şehadeti söyleye bilecek miyim söyleyemiyecek miyim yani iman üzere mi öleceğim Allah muhafaza imansız mı öleceğim diyor.
Hasan-ı Basri diyor ki bunu ben bilemem bunu ancak ve ancak Allah bilir diyor. İkincisinde diyor ki defterler verildiği zaman yapraklar düştüğü zaman defter acaba benim sağ tarafımdan mı verilecek yani iyilik tarafımdan mı verilecek yoksa sol tarafımdan mı verilecek.
O da ben bunu da bilemem diyor. Ondan sonra diyor ki. O mahşerde hesap olduğu zaman tartı olduğu mizan kurulduğu zaman benim acaba Salih amellerimin mi yoksa günahlarımın mı daha ağır basacak ve dolayısıyla cennete mi giderim yoksa cehenneme mi diyor. O da ben bunu da bilemem diyor. O da diyor ki ben bunlarla meşgulken ben bu sorularla meşgulken nasıl evleneyim diyor. Madem sende bunlara cevap veremedin benim bunlarla meşguliyetim devam edecektir dolayısıyla ben evlenemem diyor.
Muhterem cemaat ,geçen hafta bir hadis okuduk.Peygamber Efendimiz(s.a.v) buyuruyor ki -Sur sahibi olan ,Sur’a üfleyecek olan melek İsrafil(a.s.)dır.- “ Sur’u ağzına almış gözünü arşa dikmiş kulağı ile de emri beklerken ben nasıl nimetlerle meşgul olurum.”
Bizde muhterem cemaat tabii her şeyin orta hallisi hoştur, dünya nimetlerinden istifade edeceğiz. Allah Teâlâ bunları bize helal kılmıştır, ama biz kulluğumuzu unutmayacağız. Biz Allah’ın huzuruna çıkacağımızı unutmayacağız. Onun için buradan böyle anlatacağız.
Allah Teâlâ(c.c.) sur ile ilgili bazı ayet-i kerimelerde şöyle buyuruyor:
( يَوْمَ يُنْفَخُ في الصُورِ فَفَزِعَ مَنْ فِي السَمَواتِ وَالعَرْضِ إلا مَنْ شاء )”Sur’a üfürüldüğü gün Allah’ın(c.c.) dilediği insanlar hariç herkes korkar.”
Başka ayet-i kerimede de Allah’ın cehdileri hariç herkes yere yığılıp ölür buyurmuştur.Sura üflendiği zaman herkes kabrinden kalkar hatta bizi kabirlerimizden kim kaldırdı diyecekler. O gün artık herkes mahşere gidecektir.
Peygamber Efendimiz sura iki üfleme arasında 40 vardır buyurmuştur. Bu hadisi Ebu Hureyre(r.a.) rivayet etmiştir. 40 yıl mı dedi, 40 ay mı dedi, 40 gün mü dedi bilmiyorum diyor.
Yine Peygamber Efendimiz(s.a.v) buyuruyor ki: “Daha sonra Allah insanların dirilmesini insanların gönderilmesini bunu murat ettiği zaman artık her insanın bütün kemiklerini çürütmüştür. Ancak acbuzzeneb dediğimiz insanın kuyruk sokumu olan kemiği hariç bütün kemikler çürümüştür. Ve Allah Teâlâ(c.c.) ondan sonra bir yağmur yağdırır böyle sebze biter gibi insanların hepsi bitecek.
Hatta bir gün Peygamber Efendimiz’e birisi geliyor diyor ki: “Ey Allah’ın Resulu Allah(c.c.) insanları nasıl diriltecektir, bunun alameti nedir, bunun işareti nedir?”
Peygamber Efendimiz’de buyuruyor ki: “Sen hiç kendi memleketinde otları kuru bir vaziyette gördün mü?” “Evet, Allah’ın Rasulü yazın kupkuru olur ben bunu gördüm diyor.” Ve peki buyuruyor ki Peygamber Efendimiz(s.a.v) “Sen daha sonra bunu hiç yaşken gördün mü yani tekrar yeşermiş olarak gördün mü hiç?” “Evet, Ey Allah’ın Rasulü” Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “İşte o ölü bitkiyi dirilten Allah(c.c.) insanları tekrar diriltecektir.”
Muhterem cemaat Allah(c.c.) yasin suresinde onlar Peygamber Efendimiz’e geldiler ve dediler ki: “Ya Muhammed bu kemikleri Allah nasıl tekrar diriltecek nasıl bunlara hayat verecek .” ayet-i kerime iniyor. “De ki ona ilk hayat veren O’dur. İlk yaratmak sonradan yaratmaktan daha zordur. İlk yaratan Allah(c.c.) onu tekrar yaratmaya Kadir’dir.”
Allah Yasin suresinde buyuruyor : “Birşey murat ettiği zaman ona ol der ve oda olur.”
O iki harf kef ve nun dedi mi kun dedi mi olur cemaat-i müslimin. Ona hiç kimse karşı gelemez muhterem cemaat. Mülk âlemi, melekût âlemi, ins, cins kim olursa olsun O’na kimse itiraz edemez. İşte ,insanlar mahşere geldiği zaman bir kısmı yürürler, bir kısmı da bineğe binerek gelirler, bir kısmı da yüz üstü sürünerek gelirler buyurmuş ,bu hadisi âlimler Müslümanlar ya yürüyerek ya da binek üzerinde gelirler, kafirler ise yüz üstü sürünerek gelirler buyurmuşturlar.
Allah Teâlâ ayet-i kerimesinde ( أحَداً فَحَشَرْناهُم فَلَمْ نُغادِرْ مِنْهُ ) “Biz onların hepsini mahşerde toplayacağız ve hiçbir tanesi de elimizden kaçamayacak.”
Dediğim gibi bu mecburi seyahat bu zorlu seyahat mutlaka hepimiz oraya gideceğiz . Hiç kimse istisnasız ins, cin, peygamber, evliya kim olursa olsun herkes o gün Allah’ın(c.c.) huzuruna varacaktır ve o mahşerde, Peygamber Efendimiz(s.a.s.) buyuruyor : “Güneş bir mil kadar insana yaklaşır ve insanlar amellerine göre, derecelerine göre bir kısım topuklarına kadar, bir kısım dizlerine kadar, bir kısım göbeğine kadar, bir kısım ağzına kadar ve hiç bir şey konuşamaz.”
Demek ki insan, ameline göre o şekilde mahşere gelir. İşte bazı kısım insanlar vardır o gün Allah’ın(c.c.) arşının gölgesi vardır onlar selamettedirler inşallah. Salih ameller işleyenler bunların arasında, zikir ehli olanlar var, Allah için birbirini sevenler var, Allah’ın ibadetiyle yetişen bir genç var, kalbi camilere bağlı insanlar var, bir kısım insanlar Allah’ın(c.c.) arşının gölgesinde o gün güneşin o etkisinden rahatsız olmazlar o gün mutludurlar, mesuddurlar.
Allah Teâlâ’da inşallah bizleri de onlardan eylesin muhterem müslümanlar.

Muhterem cemaat ondan sonra Allah(c.c.) insanı hesaba çeker, yaptıklarından sorar. Allah Teala hepimize kolay bir hesap nasip eylesin. Çünkü müminin hesabı inşallah kolay olacaktır. Allah Teala(c.c.) müminlere karşı şefkatli olacaktır.
Zalim derki, günahkâr derki( يَا وَيْلَتنا ما لِهَذا الكِتابِ وَ يُغادِرُ صَغِيرَةً وَلا كَبِيرَةً ) :”Bu kitaba ne oluyor küçük büyük hiçbir şey bırakmamış yazmış.” Hepsi o kitap da mevcuttur. Muhterem cemaat diyelim ki bizleri kamera sürekli bizi gözetlese biz biran dahi ondan gafil olmamaya çalışırız. Ve sürekli iyilik üzere olmaya çalışırız ve sürekli bizi gözetleyen kişinin yasaklamış olduğu şeyleri yapmamayı ve emrettiği şeyleri de yapmaya gayret gösteririz.
İşte muhterem cemaat Allah(c.c.)’nun kirâmen kâtibin melekleri, rağibul atiy olan melekler daima bizimle beraberdir, hiçbir zaman bizden gafil olmuyorlar bizden ayrılmıyorlar ve yaptığımız her şeyi muhterem cemaat o sürekli kitaplarında kaydediyor. Onun dışında muhterem cemaat uzuvlarımız, ellerimiz, dillerimiz, gözlerimiz her şey muhterem cemaat bütün azalarımız kıyamet gününde bizlere şehadet edecekler.
Allah(c.c.) o gün dilimize kelepçe vurur, dilimiz söylemez olur ve o gün eller, yüzler, gözler insanın yaptıklarına şehadet eder hatta insan dediği zaman size ne oluyor, niye böyle konuşuyorsunuz, ben sizi kurtarmak için uğraşıyorum ama siz beni cehenneme atıyorsunuz. Onlar diyecekler ki( أنْتَقَنا اللهُ مَنْ أنْطَقَ كُل شَئٍ ) “Herşeyi konuşturan Allah(c.c.) bizleri de konuşturdu.” Nasıl ki bu dünya hayatında dile, et parçası olan dile konuşma kabiliyeti verdiyse o günde Allah(c.c.) diğer azalara konuşma kabiliyeti verecektir.
Peygamber Efendimiz(s.a.v) buyuruyor ki : “Kimin üzerinde bir hak varsa bu gün helalleşsin o hakkını versin.” Aleyhisselatu vesselam bunu bi zatihi buyuruyor. Zira ne dinarın ne dirhemin fayda vermediği, geçmediği bir günde, o gün muhterem cemaat Allah(c.c.) hak sahibin günahını önce haksız olan kişinin sevabını alarak o hak sahibine verecek o da yetmedi bu sefer onun günahını verecektir.
İşte muhterem cemaat birçok insan bakıyorsunuz ki dünya toplamak için rahat yaşamak için hak hukuka riayet etmiyor. Amma bizim maksadımız Allah rızasıdır. Onun için pişmanlığın fayda verdiği bir zamanda pişman olalım ki Allah muhafaza buyursun o zaman ne dinar geçer ne dirhem geçer. O gün herkes perişan olacaktır. Özelliklede bu kişiler muhterem cemaat. Tabi eğer insanın başkasında hakkı varsa,Seyda Hz. Öyle buyuruyordu :”Kime hakkım var ise ben ona hakkımı helal ediyorum.” Ve buyuruyordu ki :”Eğer ben bir insana hakkımı helal etmesem o zaman Peygamber Efendimiz(s.a.v) bundan dolayı üzülecektir.”

Muhterem cemaat Peygamber Efendimiz ümmetine o kadar düşkündür ki hepsinin cennete girsin isterdi. “Ve eğer benden dolayı bir insan cehenneme girerse o zaman ben Peygamber Efendimiz(s.a.s.)i üzmüş olurum. Onun için bende herkese hakkımı helal ediyorum.” Buyuruyordu Seyda Hazretleri(rah). İnşallah bizde böyle yaparsak muhterem cemaat bize Allah yardım edecektir. Bizim hesabımızı kolay edecektir muhterem cemaat.

Yine Peygamber Efendimiz bu hesap günüyle ilgili buyuruyor ki: “Kıyamet gününde Müslüman kişi ilk namazdan sorulacaktır. Eğer namazı kolay geçerse o kişi kurtulmuş demektir. Ama Allah muhafaza buyursun namazda takılırsa o zaman diğer hesaplar sıkıntılı geçer.”
Onun için muhterem cemaat özellikle gençler namazımıza çok çok dikkat edelim. Namaz müminle kâfir arasında bir farktır. Allah(c.c.)nun en fazla üstünde durduğu ibadettir muhterem cemaat. Namaz bütün olarak kulluğun özüdür. Fatiha suresi olsun oradaki ibadetler olsun hareketler olsun işte yaratıcımız olan, rızık verenimiz olan Allah(c.c.)ya kulluğumuzu izah etmektir, O’na sunmaktır. İnşallah namazımıza dikkat edelim.

Muhterem cemaat Peygamber efendimizin havz-ı Kevser-i de vardır. Hav-ı Kevser çok uzun olan hem uzunluğu hem genişliği çok çok uzun olan hatta Peygamber efendimiz buyuruyorlar: “Onun katları yıldızlar kadardır, sayısızdır, herkese yetecek kadar. Onun rengi sütten beyazdır ve tadıda baldan tatlıdır. Hatta onun kenarlarında kuşlar vardır, boyunlarıda develerin boyunları gibidir ve o kadar büyüktür, kuş eti olduğu için lezizdir.” Bu hadisi anlatınca Efendimiz(s.a.v) Hz. Ömer diyor ki:”O kuş ne kadar şanslıdır.”
Peygamber efendimiz buyuruyor:” o kuşu yiyen o kuştan daha şanslıdır.” Çünkü o kuş müminlerindir inşallah. Allah onlara cennette istedikleri, canlarının çektikleri kuş etlerini onlara verecektir.
Peygamber efendimiz yine buyuruyor :”kıyamet gününde hav-ı Kevser de orada beklerken bir kısım insanlar var ben eğilsem çıkarırım havzın içinden içerim ama ben erişmeye çalıştıkça onlara bakıyorum uzaklaşıyorlar. Ben derim ki melekler bunlar benim ashabımdır yani. Ümmetimdir manasında bunlar benim ümmetimdir. Ben bunları almak istiyorum. Onlarda derler ki sen bilmiyorsun onlar senden sonra dini değiştirdiler dinine bidatler koydular ve dine değişik şeyler soktular onun için böyleler değince Peygamber efendimiz onlar rahmetten uzak olsunlar buyuruyor.”

Muhterem cemaat Allah hepimizi habibi Muhammed Mustafa (s.a.v) in şefaatine nail eylesin.
Muhterem cemaat şefaat haktır
Bir kısım insanlar şefaati inkâr ediyorlar şefaate karşı geliyorlar ayet-i kerimelerde muhterem cemaat önce onları okuyacağım ama şimdi şu hadisi şerifi okuyayım.
Enes bin Malik Peygamber efendimize soruyor:
-Ya Rasulullah bana şefaat et.
Peygamber efendimiz
-İnşallah ben sana şefaat edeceğim buyuruyor.
Ondan sonra Enes bin Malik diyor ki:
-Ey Allah’ın Rasulü o kalabalık günde bütün ins ve cinlerin olduğu zaman ben seni nasıl, nerde bulayım.
Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
-İlk beni aradığın zaman sıratta bekle. Peki ya orda bulamasam. Beni mizanda bekle. Peki oradada bulamasam. O zaman beni mutlaka havz-ı kevserin başında bekle.
Allah bizi ogün inşallah Rasulullah efendimizle beraber eylesin. O gün onun hamd sancağı altında eylesin.
Ve buyuruyor ki Peygamber efendimiz:
-Ben o gün üç şeyin dışına çıkmam. Mutlaka bu üç yerden birisinde olurum. Ya sıratta, ya mizanda, ya da havz-ı kevserin başında.
Allah bizi inşallah o günde Rasulullah’a kavuştursun hem de şefaatine nail eylesin.

Muhterem cemaat bu şefaati inkar eden tabi değişik niyette değişik değişik insanlar var. İlim okuyanda Allah için okumuyorlar bu ilmi muhterem cemaat. Veyahut ta diyelim ki ilmin en büyük gayelerinden biriside nefsi terbiye etmektir. Bunların nefsi terbiye olmadan, nefsinin esiri olduktan sonra ilim öğrendikleri için dolayısıyla ilim bunları şaşırtıyor.
Alimlerin çoğu bunda ittifak etmişlerdir. Bugün şefaati inkâr eden yok gibidir ama maalesef bir kısım insanlar bugün çıkmışlar şefaati inkar ediyorlar. Ayet-i kerimeler var bunlar şöyledir.
( فَما تَنْفَعُ الشَّفاعَةُ الشّافِعِينَ ) “Allah Teala o gün şefaat edenlerin şefaatinden o kişilere fayda verdirmez.”
Başka bir ayeti kerimede :”Zalimlere ne bir şefaatçi vardır ne de bir dost.( ما لالظالِمِنَ مِنْ حَمِيمِن وَلاشَفِيعٌ ) Humaimn ve Ahafee ne Zalmn
Muhterem cemaat biz bu ayetlerin öncesine sonrasına bakarsak bunların zalimler için kâfirler için olduğu anlaşılır.
Yani kâfirlerden bir insan iman etmese iman ehli olmasa Allah’a Rasulullah’a kitaplarına peygamberlerine meleklerine iman etmese.
Bugün başka bir fitne çıkarmak istiyenler var. Allah a iman ahrete iman dediler ondan sonra peygamber efendimizi kitapları bıraktılar. Tabi bunların hepsi nefsin şeytanın oyuncağı olmuşlardır.
Bu ayetlerin manasına baktığımız zaman kâfirler için yani Allah a ve Rasulullah a bütün olarak iman etmeyenler için ne kadar Salih ameli olursa olsun ne kadar dostu olursa olsun ne kadar şefaatçi olursa olsun ona o zaman şefaatçi yoktur.
Nuh (a.s.) oğlu biliyorsunuz tufan geldiği zaman o Nuh(a.s.)a iman etmediği için Nuh (a.s.) o kadar yalvarması yakarması. Muhterem cemaat eğer o imansız gitseydi ki öyle gitmiştir o kıyamette ona fayda vermicek demektir.
Onun için muhterem cemaat elhamdulillah şefaat vardır. Hadisi şeriftede bu zaten ifade ediliyor, ayeti kerimelerde de şu şekilde devam ediyor:”O gün kıyamet gününde Allah ın razı olduğu söz olarak razı olduğu ve izin verdiğinden başkasıa kimse şefaat edemez.”
Yani O gün şefaat vardır ve şefaat yetkisini de veren Allah tır cc. Muhterem cemaat faili mutlak Allah tır cc. Her şeyin yegâne sahibi Allah tır celle celaluhu. Biz hamd dediğimiz zaman ne kadar iyilik olursa olsun kimden kime olursa olsun ezelden ebede o Allah a mahsustur.
Dolayısıyla şefaatin asıl sahibi Allah tır.Efendimize şefaat yetkisini de veren Allahdır.. Ve şefaat olacaktır ama Allah razı olduğu bir şekilde ve Allah’ın razı olduğu izin verdiği kimseler bunu yapacaktır. Onlar da Allah ın peygamberleridir, resullerdir, Allah ın dostlarıdır, şehitlerdir.

Muhterem cemaat sohbetimiz burada son buluyor.Ellah CC bızlerı dogru yoldan ayırmasın inş.
SADATI KİRAM .K.S. KAPISINDAN DA AYIRMASIN INSELLAH.
AMİN..
selam ve dua ile inş.

admin

Araştırmacı İlahiyatcı Yazar.yıllarını medresede Ellah Azze ve Cc dostlarının yanında geçiren aciz bir kul.

Bir cevap yazın

adana escort adıyaman escort afyon escort ağrı escort aksaray escort amasya escort ankara escort antalya escort ardahan escort artvin escort aydın escort balıkesir escort bartın escort batman escort bayburt escort bilecik escort bingöl escort bitlis escort bolu escort burdur escort bursa escort çanakkale escort çankırı escort çorum escort denizli escort diyarbakır escort düzce escort edirne escort elazığ escort erzincan escort erzurum escort eskişehir escort gaziantep escort gebze escort giresun escort gümüşhane escort hakkari escort hatay escort ığdır escort ısparta escort istanbul escort izmir escort izmit escort kahramanmaraş escort karabük escort karaman escort kars escort kastamonu escort kayseri escort kilis escort kırıkkale escort kırklareli escort kırşehir escort kocaeli escort konya escort kütahya escort malatya escort manisa escort mardin escort mersin escort muğla escort muş escort nevşehir escort niğde escort ordu escort osmaniye escort rize escort sakarya escort samsun escort şanlıurfa escort siirt escort sinop escort şırnak escort sivas escort tekirdağ escort tokat escort trabzon escort tunceli escort uşak escort van escort yalova escort yozgat escort zonguldak escort marmaris escort bodrum escort alanya escort side escort konyaaltı escort muratpaşa escort manavgat escort çeşme escort sincan escort çankaya escort keçiören escort mamak escort etimesgut escort buca escort konak escort karabağlar escort bornova escort karşıyaka escort bayraklı escort alsancak escort ataşehir escort pendik escort maltepe escort kartal escort kadıköy escort görükle escort atakum escort ayvalık escort mersin escort mezitli escort pozcu escort deutsche escort berlin escort düsseldorf escort hamburg escort münchen escort stuttgart escort berlin escort düsseldorf escort hamburg escort münchen escort stuttgart escort deutsche escort köln escort

Casino siteleri Casibom Casinoslot Erotik film izle Paribahis Pusulabet Erotik film izle Yunanistan nakliye Bahis siteleri